Kapalı Varis Ameliyatı

Kapalı Varis Ameliyatı Nedir?

Kapalı varis ameliyatı, bacaklardaki varislere neden olan toplardamar yetmezliğinin açık cerrahiye ihtiyaç duyulmadan, küçük giriş noktalarından özel kateterler yardımıyla tedavi edilmesini sağlayan modern bir girişimsel radyoloji ve damar cerrahisi yöntemidir.

Kapalı Varis Ameliyatı

Günümüzde klasik damar sıyırma (stripping) ameliyatlarının yerini büyük ölçüde alan bu teknikler, hem tedavi başarısı hem de hasta konforu açısından önemli avantajlar sunmaktadır.

Varis oluşumunun temel nedeni, toplardamar kapakçıklarının görevini yeterince yerine getirememesi sonucu kanın aşağı doğru geri kaçmasıdır (venöz reflü). Bu durum zamanla damarın genişlemesine, kıvrımlı bir görünüm kazanmasına ve bacaklarda ağrı, ağırlık hissi, şişlik, gece krampları ve cilt değişikliklerine neden olabilir. Kapalı varis ameliyatında amaç yalnızca görünen damarları ortadan kaldırmak değil, bu soruna neden olan ana damarı tedavi ederek hastalığın kaynağını ortadan kaldırmaktır.

Kapalı Varis Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Kapalı varis ameliyatı, toplardamar yetmezliğinin neden olduğu şikâyetleri gidermek ve hastalığın ilerlemesini önlemek amacıyla uygun hastalarda uygulanan modern bir tedavi yöntemidir. Tedavi kararı, yalnızca varislerin görünümüne göre değil; Renkli Doppler Ultrasonografi ile damarın fonksiyonunun değerlendirilmesi sonucunda verilir.

Kapalı varis ameliyatı aşağıdaki durumlarda önerilebilir:

  • Renkli Doppler Ultrasonografi ile toplardamar kapak yetmezliği (venöz reflü) tespit edilen kişiler
  • Bacaklarda gün sonunda artan ağrı, ağırlık hissi veya dolgunluk yaşayan hastalar
  • Ayakta uzun süre kaldığında şişlik ve gerginlik şikâyeti gelişen kişiler
  • Gece krampları, yanma, kaşıntı veya huzursuz bacak hissi bulunan hastalar
  • Belirgin, genişlemiş ve cilt yüzeyinden kabarık varislere sahip kişiler
  • Varislere bağlı ciltte renk değişikliği, sertleşme veya egzama gelişen hastalar
  • İyileşmeyen venöz ülser (varis yarası) bulunan kişiler
  • Daha önce uygulanan konservatif tedavilere rağmen şikâyetleri devam eden hastalar
  • Hem sağlık hem de estetik açıdan varislerinden kurtulmak isteyen uygun adaylar
  • Günlük yaşamı, çalışma hayatı veya fiziksel aktiviteleri varis nedeniyle olumsuz etkilenen kişiler

Bununla birlikte, her varis hastasında kapalı varis ameliyatına ihtiyaç duyulmayabilir. Kılcal varisler, küçük çaplı yüzeyel damar genişlemeleri veya erken evre varislerde skleroterapi, medikal tedavi ya da düzenli takip gibi farklı yöntemler tercih edilebilir. Bu nedenle en doğru tedavi seçeneği, girişimsel radyoloji uzmanı tarafından yapılacak ayrıntılı muayene ve Renkli Doppler Ultrasonografi değerlendirmesi sonrasında kişiye özel olarak belirlenir.

Kapalı Varis Ameliyatı Hangi Yöntemlerle Yapılır?

Günümüzde kapalı varis ameliyatı, gelişen tıbbi teknolojiler sayesinde açık cerrahiye ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebilmektedir. Bu yöntemlerin ortak amacı, görevini yerine getiremeyen ve kanın bacakta göllenmesine neden olan toplardamarı dolaşım dışı bırakarak kan akışını sağlıklı damarlar üzerinden devam ettirmektir. Böylece hem varislerin temel nedeni ortadan kaldırılır hem de hastanın şikâyetlerinde belirgin düzelme sağlanır.

Kapalı varis tedavisinde kullanılan yöntemler teknolojik gelişmeler sayesinde her geçen yıl daha da gelişmektedir. En sık uygulanan yöntemlerin başında Endovenöz Lazer Ablasyonu (EVLA),Radyofrekans Ablasyonu (RFA),tıbbi yapıştırıcı (cyanoacrylate) uygulamaları ve uygun hastalarda köpük skleroterapi gelmektedir.

Tedavi yöntemi belirlenirken yalnızca varisin dış görünümü dikkate alınmaz. Renkli Doppler Ultrasonografi ile damarın çapı, kapakçıkların çalışma durumu, kanın geri kaçış süresi (venöz reflü) ve etkilenen damar segmenti ayrıntılı olarak değerlendirilir. Uluslararası damar cerrahisi ve girişimsel radyoloji kılavuzlarında da tedavinin Doppler ultrason bulgularına göre planlanması önerilmektedir.

Kapalı Varis Ameliyatı Öncesi Sonrası

Endovenöz Lazer Ablasyonu (EVLA) Lazerle Varis Ameliyatı

Kapalı varis ameliyatında en yaygın uygulanan ve bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış yöntemlerden biri Endovenöz Lazer Ablasyonu (EVLA) yöntemidir. EVLA, özellikle büyük safen ven (GSV) ve küçük safen ven (SSV) yetmezliklerinde dünya genelinde ilk tercih edilen tedaviler arasında yer almaktadır. EVLA, lazerle varis ameliyatı olarak da bilinmektedir.

Lazerle varis ameliyatında (Endovenöz Lazer Ablasyon) ultrason eşliğinde sorunlu damar içerisine çok ince bir lazer kateteri yerleştirilir. Kateter, damarın başlangıç noktasına kadar ilerletildikten sonra kontrollü lazer enerjisi uygulanır. Lazerin oluşturduğu ısı, damar duvarındaki kolajen liflerini büzüştürerek damarın kendi üzerine kapanmasını sağlar. Zamanla bu damar vücut tarafından doğal olarak emilir ve dolaşımdan tamamen çıkar.

Burada önemli olan nokta, damarın vücuttan çıkarılması değil, fonksiyonunu kaybetmiş damarın güvenli şekilde kapatılmasıdır. Çünkü bu damar artık kanı kalbe taşıyamamakta, aksine kanın geriye doğru kaçmasına neden olarak varis oluşumunu tetiklemektedir. Tedavi sonrasında kan dolaşımı sağlıklı toplardamarlar üzerinden devam ettiği için dolaşım olumsuz etkilenmez.

EVLA'nın en önemli avantajlarından biri, işlemin yalnızca birkaç milimetrelik bir giriş noktasından gerçekleştirilmesidir. Dikiş gerektirmez, büyük cerrahi kesiler oluşturmaz ve işlem sonrasında belirgin ameliyat izi bırakmaz. Hastaların büyük bölümü aynı gün yürüyerek evine dönebilir ve kısa süre içerisinde günlük yaşamına geri dönebilir.

Bilimsel çalışmalarda EVLA'nın uzun dönem damar kapatma başarısının %90'ın üzerinde olduğu ve klasik açık varis ameliyatlarına kıyasla daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve daha düşük komplikasyon oranları sunduğu gösterilmiştir. Bu nedenle günümüzde birçok uluslararası merkezde ilk seçenek tedaviler arasında yer almaktadır.

Radyofrekans Ablasyonu (RFA)

Radyofrekans Ablasyonu (RFA),çalışma prensibi bakımından EVLA'ya oldukça benzeyen bir diğer kapalı varis tedavisidir. Bu yöntemde lazer yerine radyofrekans enerjisi kullanılarak damar kontrollü şekilde ısıtılır ve içeriden kapatılır.

RFA'nın en önemli özelliklerinden biri, uygulanan sıcaklığın cihaz tarafından sürekli kontrol edilmesidir. Bu sayede damar boyunca homojen bir ısı dağılımı sağlanır. Bazı hastalarda işlem sonrası morarma ve hassasiyetin biraz daha az görülebileceği belirtilmektedir. Ancak EVLA ve RFA arasında başarı oranları oldukça benzerdir. Hangi yöntemin tercih edileceği hastanın damar yapısına ve hekimin değerlendirmesine göre belirlenir.

Medikal Yapıştırıcı (Cyanoacrylate) Tedavisi

Son yıllarda yaygınlaşan yöntemlerden biri de biyouyumlu medikal yapıştırıcı kullanılarak yapılan kapalı varis tedavisidir. Bu yöntemde damar içerisine özel bir tıbbi yapıştırıcı uygulanır ve damar duvarları birbirine yapışarak dolaşım dışı kalır.

Bu tekniğin önemli avantajlarından biri, bazı hastalarda lokal anestezi uygulama ihtiyacının daha az olması ve işlem sonrasında varis çorabı kullanım süresinin kısa olabilmesidir. Ancak her damar yapısı bu yöntem için uygun değildir. Özellikle damar çapı, damar uzunluğu ve anatomik özellikler tedavi seçiminde belirleyici rol oynar.

Köpük Skleroterapi

Köpük skleroterapi, özellikle orta ve küçük çaplı yüzeyel varislerde tercih edilen minimal invaziv tedavi yöntemlerinden biridir. İşlem sırasında damar içerisine ultrason eşliğinde özel olarak hazırlanan köpük formundaki sklerozan ilaç enjekte edilir. Bu madde damar iç yüzeyinde kontrollü bir reaksiyon oluşturarak damarın kapanmasını sağlar.

Köpük tedavisi çoğunlukla ana toplardamar yetmezliğinin tedavisinden sonra kalan yan dal varislerinde veya cerrahi gerektirmeyen uygun hastalarda uygulanmaktadır. İşlem kısa sürer, anestezi gerektirmez ve hasta aynı gün normal yaşamına dönebilir.

Kapalı Varis Ameliyatı İzle

Hangi Kapalı Varis Ameliyatı Yöntemi Daha Uygundur?

Kapalı varis ameliyatında herkes için en iyi olan tek bir yöntem yoktur. En başarılı tedavi, hastanın damar yapısına göre doğru yöntemin seçilmesiyle mümkündür. Damarın çapı, kapak yetmezliğinin derecesi, reflünün yaygınlığı, daha önce tedavi uygulanıp uygulanmadığı ve hastanın genel sağlık durumu tedavi planını doğrudan etkiler.

Bu nedenle kapalı varis tedavisine başlamadan önce yapılacak ayrıntılı Renkli Doppler Ultrasonografi incelemesi büyük önem taşır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, EVLA, RFA, medikal yapıştırıcı veya köpük skleroterapi yöntemlerinden biri ya da gerektiğinde bu yöntemlerin kombinasyonu tercih edilerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturulur. Bu yaklaşım hem tedavi başarısını artırır hem de varislerin tekrar etme riskini azaltmaya yardımcı olur.

Kapalı Varis Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Kapalı varis ameliyatı denildiğinde birçok hastamızın aklına ilk olarak "Acaba büyük bir ameliyat mı olacağım?" sorusu gelir. Oysa günümüzde uygulanan modern kapalı varis tedavileri, klasik ameliyatlardan oldukça farklıdır. İşlem sırasında büyük kesiler açılmaz, damar çıkarılmaz ve çoğu zaman genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz. Amacımız, yalnızca görevini yerine getiremeyen damarı içeriden tedavi ederek kan dolaşımını yeniden sağlıklı hale getirmektir.

Kapalı varis ameliyatına başlamadan önce mutlaka Renkli Doppler Ultrasonografi yapıyoruz. Bu aşamayı, varis tedavisinin en önemli bölümü olarak görüyoruz. Çünkü dışarıdan görünen damarlar, sorunun yalnızca görünen kısmıdır. Asıl önemli olan, hangi damarda kapak yetmezliği bulunduğunu ve kanın hangi noktadan geriye kaçtığını doğru şekilde tespit etmektir. Tedavi planımızı tamamen bu incelemenin sonuçlarına göre oluşturuyoruz.

İşlem günü hastamız ameliyathaneye alındıktan sonra, tedavi edilecek bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Ardından ultrason eşliğinde birkaç milimetrelik küçük bir giriş noktasından ince bir kateter damar içerisine yerleştirilir. Bu kateter, ekran üzerinden anlık olarak takip edilerek sorunlu damarın başlangıç noktasına kadar güvenli bir şekilde ilerletilir. İşlem boyunca tüm aşamalar ultrason rehberliğinde gerçekleştirildiği için yüksek hassasiyetle çalışılır ve çevredeki sağlıklı dokular korunur.

Eğer Endovenöz Lazer Ablasyonu (EVLA) uygulanacaksa, kateter içerisinden gönderilen lazer enerjisi damar duvarında kontrollü bir ısı oluşturur. Bu enerji sayesinde görevini kaybetmiş damar içeriden kapanır ve zamanla vücut tarafından doğal olarak yok edilir. Hastalarımızın en çok şaşırdığı noktalardan biri ise şudur: Tedavi edilen damar vücuttan çıkarılmaz. Çünkü bu damar zaten kan dolaşımına katkı sağlamayan, aksine kanın geriye kaçmasına neden olan sağlıksız bir damardır. Damar kapatıldıktan sonra kan, kendiliğinden sağlıklı toplardamarlara yönlenir ve dolaşım normal şekilde devam eder.

İşlem tamamlandıktan sonra hastamızın hemen ayağa kalkmasını ve kısa bir yürüyüş yapmasını isteriz. Uzun süre yatak istirahati gerekmez; aksine erken hareket etmek dolaşımın düzenlenmesine katkı sağlar.

Kapalı Varis Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Kapalı varis ameliyatı genellikle 30 ila 60 dakika arasında tamamlanmaktadır. Ancak tedavi süresi; varislerin yaygınlığına, tedavi edilecek damar sayısına ve uygulanacak yönteme göre değişebilir. Bazı hastalarda aynı seansta birden fazla damarın tedavi edilmesi mümkün olabilir.

İşlem sonrasında uzun süre hastanede yatış gerekmemesi önemli avantajlardan biridir. Hastaların büyük bölümü kısa bir dinlenmenin ardından günlük aktivitelerine başlayabilir. Yoğun fiziksel efor gerektirmeyen masa başı işlerde çalışan kişiler çoğu zaman ertesi gün işlerine dönebilmektedir.

Kapalı Varis Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?

Kapalı yöntemlerin en önemli avantajlarından biri hızlı iyileşme sağlamasıdır. İşlem sonrasında hastaların yürümeleri teşvik edilir. Düzenli yürüyüş, toplardamar dolaşımını desteklediği gibi pıhtı oluşma riskini de azaltmaya yardımcı olur.

İlk birkaç gün hafif gerginlik hissi, morarma veya hassasiyet görülebilir. Bunlar çoğunlukla geçici olup kısa sürede kendiliğinden düzelir. Doktorun önerdiği süre boyunca varis çorabı kullanılması, kontrol muayenelerine düzenli gidilmesi ve ağır egzersizlerden belirli bir süre kaçınılması iyileşme sürecini olumlu yönde etkiler.

Kapalı Varis Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kapalı varis ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinin hızlı ve sorunsuz ilerlemesi için doktorunuzun önerilerine uymanız büyük önem taşır. İşlem sonrasında dikkat edilecek bazı basit kurallar, hem tedavinin başarısını artırmaya hem de komplikasyon riskini azaltmaya yardımcı olur.

Ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Kapalı varis ameliyatı sonrası hemen kısa yürüyüşler yapın. Düzenli yürüyüş, toplardamar dolaşımını destekler ve pıhtı oluşma riskini azaltmaya yardımcı olur.
  • Uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçının. Saatlerce oturmak veya yatmak yerine belirli aralıklarla ayağa kalkıp hareket edin.
  • Uzun süre ayakta sabit durmamaya özen gösterin. Sürekli ayakta kalmak toplardamarlardaki basıncı artırabilir.
  • Doktorunuz önerdiyse varis çorabınızı belirtilen süre boyunca düzenli kullanın. Varis çorabı iyileşme sürecini destekleyerek ödem oluşumunu azaltabilir.
  • Günlük yeterli miktarda su tüketin. Vücudun susuz kalmaması dolaşım sistemi için önemlidir.
  • İlk birkaç hafta ağır spor ve yoğun fiziksel aktivitelerden kaçının. Hafif yürüyüşler önerilirken, ağırlık kaldırma ve yüksek tempolu egzersizler için doktorunuzun onayı beklenmelidir.
  • Sauna, hamam, sıcak kaplıca ve çok sıcak banyolardan geçici olarak uzak durun. Aşırı sıcak ortamlar damarların genişlemesine neden olabilir.
  • İlk günlerde dar ve sıkı kıyafetler yerine rahat giysiler tercih edin.
  • Sigara kullanıyorsanız bırakmanız veya en azından iyileşme döneminde kullanmamanız önerilir. Sigara damar sağlığını olumsuz etkileyebilir.
  • Kontrol randevularınızı aksatmayın. Planlanan Renkli Doppler Ultrasonografi kontrolleri ile tedavi edilen damarın durumu değerlendirilir ve iyileşme süreci takip edilir.

Kapalı varis ameliyatı sonrasında hastaların büyük çoğunluğu kısa sürede normal yaşamına dönebilir. Ancak her hastanın iyileşme süreci farklıdır. Bu nedenle ilaç kullanımı, varis çorabı süresi, egzersize başlama zamanı ve günlük aktiviteler konusunda mutlaka doktorunuzun kişiye özel önerilerine uymanız, tedaviden en iyi sonucun alınmasını sağlayacaktır.

Kapalı Varis Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Kapalı varis ameliyatı, klasik açık cerrahiye göre birçok avantaj sunmaktadır. Büyük cilt kesileri yapılmadığı için ameliyat izi oldukça küçüktür ve kozmetik sonuçlar daha başarılıdır. İşlem lokal anestezi altında gerçekleştirilebildiğinden genel anesteziye bağlı riskler de büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır.

Bunun yanında hastanede yatış gerektirmemesi, günlük yaşama hızlı dönüş sağlaması, işlem sonrası ağrının daha az olması ve yüksek başarı oranlarına sahip olması modern tedavi yöntemlerini ön plana çıkarmaktadır. Bilimsel çalışmalarda endovenöz tedavilerin uzun dönem başarı oranlarının oldukça yüksek olduğu gösterilmiştir.

Kapalı Varis Ameliyatının Riskleri ve Olası Yan Etkileri Nelerdir?

Her tıbbi girişimde olduğu gibi kapalı varis ameliyatında da bazı riskler bulunmaktadır. Ancak deneyimli hekimler tarafından uygun hasta seçimi yapıldığında ciddi komplikasyon görülme olasılığı oldukça düşüktür.

İşlem sonrasında geçici morarma, hafif ağrı, gerginlik hissi veya damar boyunca sertlik oluşabilir. Nadiren yüzeyel damar iltihabı, sinir irritasyonu veya damar pıhtısı gelişebilir. Bu nedenle işlemin ultrason eşliğinde gerçekleştirilmesi ve tedavi sonrası kontrollerin aksatılmaması büyük önem taşır.

Kapalı Varis Ameliyatı Sonrası Varisler Tekrarlar mı?

Kapalı varis ameliyatında tedavi edilen damar yeniden açılmaz. Ancak varis hastalığı kronik bir toplardamar hastalığı olduğu için ilerleyen yıllarda farklı damarlarda yeni varisler gelişebilir. Bu durum tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez; hastalığın doğal seyriyle ilişkilidir.

Düzenli egzersiz yapmak, ideal kiloyu korumak, uzun süre hareketsiz kalmamak ve kontrol muayenelerini ihmal etmemek yeni varis oluşma riskini azaltabilir. Özellikle genetik yatkınlığı bulunan kişilerde belirli aralıklarla Doppler ultrasonografi ile takip önerilmektedir.

Kapalı Varis Ameliyatı Fiyatları 2026

Kapalı varis ameliyatı fiyatları; uygulanacak tedavi yöntemine, tedavi edilecek damar sayısına, işlemin kapsamına ve kullanılacak teknolojiye göre değişiklik göstermektedir. Lazer, radyofrekans veya yapıştırıcı gibi farklı yöntemlerin maliyetleri birbirinden farklı olabilir.

Doğru fiyat bilgisi verebilmek için öncelikle ayrıntılı bir varis muayenesi ve Renkli Doppler Ultrasonografi yapılmalıdır. Böylece hastalığın derecesi belirlenir ve kişiye özel tedavi planı oluşturularak en uygun yöntem seçilir.

Kapalı Varis Ameliyatı Sık Sorulan Sorular

Kapalı Varis Ameliyatı Ağrılı Bir İşlem midir?

Kapalı varis ameliyatı, genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirildiği için işlem sırasında ciddi bir ağrı hissedilmez. Hastalar çoğunlukla yalnızca hafif bir baskı veya çekilme hissi tarif eder. İşlem sonrasında oluşabilecek hafif ağrı veya hassasiyet ise basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir ve birkaç gün içerisinde büyük ölçüde azalır.

Kapalı Varis Ameliyatı Sonrası Hastanede Kalmak Gerekir mi?

Hayır. Kapalı varis tedavisinin en önemli avantajlarından biri hastanede yatış gerektirmemesidir. İşlem tamamlandıktan sonra kısa bir dinlenme sürecinin ardından hastalar yürüyerek evlerine dönebilir. Çoğu kişi aynı gün normal günlük aktivitelerine başlayabilir.

Kapalı Varis Ameliyatından Sonra İşe Ne Zaman Dönülebilir?

İşe dönüş süresi yapılan işin niteliğine göre değişiklik gösterebilir. Masa başında çalışan hastalar genellikle ertesi gün işlerine dönebilirken, uzun süre ayakta çalışmayı veya ağır fiziksel güç gerektiren meslekleri yapan kişilerin birkaç gün dinlenmesi önerilebilir. Doktorun önerilerine uyulması iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Kapalı Varis Ameliyatı Sonrası Varis Çorabı Kullanmak Gerekli midir?

Uygulanan tedavi yöntemine bağlı olarak doktorunuz belirli bir süre varis çorabı kullanmanızı önerebilir. Varis çorabı, damarların iyileşme sürecini desteklemeye, ödemi azaltmaya ve dolaşımı düzenlemeye yardımcı olur. Kullanım süresi hastanın durumuna ve uygulanan yönteme göre değişiklik gösterebilir.

Kapalı Varis Ameliyatından Sonra Varisler Tekrar Oluşur mu?

Tedavi edilen damar yeniden görev yapmaya başlamaz ve genellikle tekrar açılmaz. Ancak varis hastalığı kronik ve ilerleyici bir toplardamar hastalığı olduğundan, zaman içerisinde farklı damarlarda yeni varisler oluşabilir. Düzenli kontroller, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve erken müdahale, yeni varis oluşumunun önlenmesine yardımcı olabilir.

Kapalı Varis Ameliyatı Her Varis Hastasına Uygulanabilir mi?

Kapalı varis ameliyatı her hasta için uygun olmayabilir. Tedavi kararı, ayrıntılı fizik muayene ve Renkli Doppler Ultrasonografi sonucunda verilir. Kılcal varisler, yüzeyel damar genişlemeleri veya ileri derecede farklı damar hastalıkları bulunan kişilerde farklı tedavi yöntemleri tercih edilebilir. Bu nedenle kişiye özel değerlendirme, başarılı bir tedavi planının temelini oluşturur.

Kapalı Varis Ameliyatı Soru / Cevap
SORU SOR
google
HASTA YORUMLARI

Hakkımda yazılan tüm yorumlar Google üzerinden alınmıştır. Tedavi sürecimle ilgili gerçek deneyimlere göz atmak isterseniz hastalarımın paylaştığı bu geri bildirimler size fikir verebilir.

google
Hakkımda Hakkımdaİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Uzm. Dr. Rengin TürkgülerUZM. DR. RENGİN TÜRKGÜLERGirişimsel Radyoloji Uzmanı
0532 385 3193
0532 385 3193