Varis Nedir?

Varis, genellikle bacaklarda görülen, damar duvarlarının zayıflaması ve kapakçık yetmezliği sonucu kanın geriye doğru akmasıyla oluşan genişlemiş ve kıvrımlı damarlardır. Bu durum, dolaşımın etkinliğini azaltarak bacaklarda şişlik, ağırlık hissi ve ağrıya yol açabilir.

Modern vasküler araştırmalar, genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler ve uzun süreli ayakta kalmanın varis gelişiminde önemli risk faktörleri olduğunu göstermektedir.

Varisler sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda tromboflebit ve kronik venöz yetmezlik gibi ciddi komplikasyonlara da zemin hazırlayabilir. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi yöntemleri, hem yaşam kalitesini artırmak hem de komplikasyon riskini azaltmak açısından kritiktir.

Varis Nedir?

Varis Hastalığı

Varis hastalığı, bacak toplardamarlarındaki genişleme ve damar kapakçıklarındaki yetersizlik nedeniyle ortaya çıkan bir dolaşım bozukluğudur. Bu genişlemiş damarlar, kanın geriye doğru akmasına yol açarak bacaklarda şişlik, ağrı ve zamanla pıhtı oluşumu riskini artırabilir. Bu nedenle varis hastalığı, ihmal edilmemesi gereken önemli bir sağlık sorunudur.

Varis, birçok insanda görülebilen yaygın bir durumdur; bazı kişilerde sadece hafif belirtiler görülür ve kişi varis olduğunu fark etmeyebilir. Hastalık ilerledikçe bacaklarda orta derecede ağrı ve rahatsızlık oluşabilir, ciddi vakalarda ise damar içi pıhtılaşma ve varis yaraları görülebilir. Varis yaralarının başarılı bir şekilde iyileşebilmesi için öncelikle varislerin uygun yöntemlerle tedavi edilmesi gerekir; aksi takdirde yaralar uzun süre iyileşmeyebilir.

Varis Toplardamar Yetmezliğidir!

Varis, bacaklardaki kirli kanı temizlenmek üzere akciğere taşıyan yüzeyel toplardamarlardaki yetmezlik sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Normalde bacaklardaki kan, kas hareketleri ve diğer mekanizmalar sayesinde akciğere pompalanır ve damar kapakçıkları, yer çekiminin etkisiyle kanın geri dönmesini engeller.

Ancak kapakçıklar kalıtımsal faktörler veya diğer nedenlerle işlevini kaybettiğinde, kan akciğere ulaşmadan geri kaçar (reflü) ve bacak toplardamarlarında birikir. Bu birikim, damarların genişlemesine ve kıvrımlı bir görünüm kazanmasına yol açar; aynı zamanda ağrı, yanma, şişlik ve estetik olarak rahatsız edici belirtilerle kendini gösteren varis hastalığını oluşturur.

Varis Neden Olur?

Varis oluşumunda birçok faktör rol oynar ve genellikle birden fazla etken bir araya geldiğinde risk artar. Varis, toplardamar kapakçıklarının işlevini yeterince yerine getirememesi ve kanın bacaklarda birikmesi sonucu ortaya çıkar. Bu duruma yol açan başlıca faktörler şunlardır:

  • Genetik Yatkınlık: Ailede varis öyküsü olan kişilerde toplardamar duvarları ve kapakçık yapısında zayıflık görülme olasılığı yüksektir.
  • Gebelik: Hormonal değişiklikler ve artan kan hacmi, damar duvarlarının gevşemesine ve varis riskinin yükselmesine neden olur.
  • Şişmanlık: Fazla kilo, bacak toplardamarları üzerinde ek basınç oluşturarak kan akışını zorlaştırır.
  • Uzun Süre Ayakta Kalmak veya Ayakta İş Yapmak: Yer çekiminin etkisiyle kanın bacaklarda birikmesi kolaylaşır.
  • Hormonal Etkiler ve Doğum Kontrol Hapları: Östrojen ve progesteron gibi hormonlar damar duvarlarını gevşeterek varis oluşumuna katkıda bulunabilir.
  • Dar Kıyafetler veya Sıkı Çoraplar: Kan dolaşımını kısıtlayarak toplardamarlarda basınç artışına yol açabilir.
  • Uzun Süren Kabızlık: Karın içi basıncın yükselmesi, bacak toplardamarlarına ek yük bindirir ve varis riskini artırır.

Bu faktörlerin bir veya birkaçının bir araya gelmesi, varis gelişme olasılığını önemli ölçüde artırır. Bu nedenle erken önlem almak ve risk faktörlerini azaltmak, varisin hem estetik hem de sağlık açısından yaratabileceği sorunları önlemede kritiktir.

Varis Nasıl Başlar?

Varis başlangıcı, bacakta kılcal damarların artması şeklinde veya genişlemiş bir damarın görülmesi ile fark edilir. Bunun yanı sıra ağrı ve kramplar ile de varis kendini gösterebilir.

Hastalar bazen başka hiçbir bulgu olmadan kramplar nedeni ile başvurabilmektedir. Varis başlangıcı tespit edildiği anda tedavi edilirse hastalık daha fazla ilerlemeden, kişi çok fazla eziyet çekmeden problemin önüne geçilebilir.

Varis Evreleri Nelerdir?

Varis hastalığı, ilerleyen bir süreçtir ve evrelerine göre farklı belirtiler ve komplikasyon riskleri gösterir. Uluslararası literatürde genellikle CEAP sınıflaması (Clinical, Etiologic, Anatomic, Pathophysiologic) kullanılarak varisin klinik evreleri tanımlanır:

  • C0 Klinik Belirti Yok: Toplardamar genişlemesi veya diğer varis belirtileri henüz gözlenmez; yalnızca aile öyküsü veya ultrasonla risk belirlenebilir.
  • C1 Telanjiektazi ve Retiküler Varisler: İnce, yüzeysel damar genişlemeleri ve kılcal damar görünümü başlar; genellikle ağrı ve şişlik yoktur.
  • C2 Varisler: Daha belirgin, kıvrımlı ve genişlemiş yüzeyel damarlar oluşur; bacaklarda ağırlık, yorgunluk ve hafif ağrı hissi olabilir.
  • C3 Ödem: Damar yetmezliği nedeniyle bacaklarda belirgin ödem ve şişlik gelişir.
  • C4 Dermatolojik Değişiklikler: Uzun süreli venöz yetmezlik, ciltte renk değişikliği, kaşıntı ve lipodermatoskleroz gibi cilt bulgularına yol açar.
  • C5 Kapanmış Varis Yaraları: Önceden oluşmuş varis kaynaklı cilt yaraları iyileşmiş durumdadır.
  • C6 Aktif Varis Yaraları: Varis nedeniyle oluşmuş açık ve iyileşmemiş cilt yaraları mevcuttur; enfeksiyon ve komplikasyon riski yüksektir.

CEAP sınıflaması, yalnızca klinik belirtileri değil aynı zamanda varisin anatomik ve fizyopatolojik özelliklerini de içerir, bu nedenle modern vasküler cerrahi ve fleboloji pratiğinde standart bir değerlendirme yöntemidir. Erken evrelerde tanı ve tedavi, ilerleyen komplikasyonları önlemek açısından kritik öneme sahiptir.

Varis Çeşitleri

  • Büyük Varisler: Bacak derisinde belirgin çıkıntılı şekilde olan, gözle görülebilen ve çapları 4-15 mm arasında bulunan varislerdir. Bu varislerin bilimsel ismi Variköz Ven dir.
  • Orta Boy Varisler: Bacak yüzeyinde hafif çıkıntı oluşturan, rengi genellikle mavimsi yeşil ve çapları 2-4 mm arasında bulunan varislerdir. Bu varislerin bilimsel adı Retiküler varistir.
  • Kılcal Varisler: Cilt yüzeyinde çıkıntı oluşturmayan ancak örümcek ağı şeklinde, kırmızı ve mor renkli çapları 1-2 mm den küçük olan varislerdir. Bilimsel adı ise Telenjiektazi varistir.

Varis Belirtileri Nelerdir?

En sık görülen varis belirtileri arasında bacak damarlarının görünürlüğünün artması, genişleyerek şişmesi, ağrı ve sızıya neden olması, ileri aşamada ayak bileklerinde yaraların çıkması olarak sayılabilir. Tüm varis belirtilerini /varis-belirtileri yazımızdan inceleyebilirsiniz.

  • Bacaklarda ağrı veya ağırlık, yanma hissi, zonklama, kramplar, bacak şişmesi,
  • Çıkıntılı damarlar, bacaklardaki morluklar, "ağ" ve "örümcek damarlar",
  • Bacaklarda ağırlık ve ağrı,
  • Kronik yorgunluk,
  • Şiddetli şişme,
  • Bacaklardaki varisli damarlardan birinin bölgesinde kaşıntı v.b.
  • Ayak bileği bölgesinde bir ülserin varlığı (şiddetli bir vasküler patolojiye işaret eder ve acil eylem gerektirir).

Varisin Zararları Nelerdir?

Varisin zararları, kirli kanın toplardamar içinde birikmesi ve beklemesi nedeniyle oluşur. Varisli hastada kirli kan bacak damarlarında birikince çevre dokuya sızar ve dokunun beslenmesi bozulmaya başlar.

  • Doku beslenmesini bozar,
  • Ağrı ve sızlama yapar,
  • Kramp yapar,
  • Uzun dönemde kaşıntı yapar,
  • Varis yaraları oluşur,
  • Damarda pıhtı oluşur.

Tıkalı bir kanalizasyon gibi atık maddeler etrafa sızmaya başlar. Bunun sonucu olarak sızlamalar, ağrı, kramplar ve uzun dönemde kaşıntılar baş gösterir.

Varis tedavisi ertelendikçe renk değişimi ve daha da sonra varis yaraları oluşmaya başlar. Bunların dışında damar içindeki durağan kan pıhtılaşmaya meyillidir. Yani varisin zararları arasında damar içinde oluşan pıhtıyı da sayabiliriz. Dolayısıyla tedavide çok geç kalınmaması iyi olacaktır.

Damar hastalıkları yavaş ilerler ve tedavi edilmezse yavaş yavaş çeşitli komplikasyonlara yol açar;

  • Ödem,
  • Skleroz,
  • Cilt pigmentasyonu,
  • Tromboz, kanama,
  • Trofik ülserler.

Varis hastalığının damar tıkanıklığına ve bazen de sakatlığa yol açtığı sık durumlar vardır. Bu durumda sorun estetik ve güzellik değil, sağlığı korumaktır. Erken dönemlerde varisi iyileştirmenin daha kolay olduğu unutulmamalıdır.

Varis Tedavisi Nasıldır?

Varis tedavisi çerçevesinde, varisleşmiş damarların kapatılmasından başka çare yoktur. Varisleşmiş damarların dışarıdan kremle, ilaçlarla, çoraplarla veya sülük gibi parazitlerle tedavisi ne yazıkki mümkün değildir. 

Geçmişte varis tedavisi amacıyla yapılan varis ameliyatlarında, varisleşmiş damarlar kopartılarak çıkartılırken şimdi varisleşmiş damarlar aşağıda anlatacağımız yöntemlerle kapatılmakta ve tedavi edilmektedir.

Varis Oluşumunu Nasıl Engelleriz?

Varis oluşumunu bacaklarımıza iyi bakarak engelleyebiliriz. Bunun için spor yapmak, doğru beslenmek, aşırı kilo almamak, uzun süre ayakta durmamak, ya da uzun süre hareketsiz biçimde durmamak sayesinde yapabiliriz. Varis hareketsizliği sever ve hareketsiz ve kilolu insanlarda çok görülür. O yüzden hareketli olmakta büyük yarak vardır.

Varis Gençlerde Olur mu?

Varis genellikle ileri yaşlarda daha sık görülse de, gençlerde de ortaya çıkabilir. Özellikle genetik yatkınlığı olan kişilerde, uzun süre ayakta kalmayı gerektiren meslekler veya hormonal değişiklikler (örneğin ergenlik dönemi veya doğum kontrol hapı kullanımı) varis gelişimini tetikleyebilir. Genç yaşta görülen varisler çoğunlukla yüzeyel ve telanjiektazi şeklinde başlar; ancak erken tanı ve yaşam tarzı önlemleriyle ilerlemesi yavaşlatılabilir.

Varis Geçer mi?

Varis, kendi kendine tamamen geçmeyen bir hastalıktır; toplardamarlardaki genişleme ve kapakçık yetmezliği geri dönüşsüzdür. Ancak ilerlemesini durdurmak ve belirtileri azaltmak mümkündür. Düzenli egzersiz, bacakları yukarı kaldırmak, uygun basınçlı çorap kullanımı ve yaşam tarzı değişiklikleri ile şikâyetler kontrol altına alınabilir. İleri evrelerde ise cerrahi veya minimal invaziv yöntemlerle varis tedavi edilebilir.

Varis Nedir? Soru / Cevap
  • G
    Gökhan Niğdeli06.07.2018

    hocam merhaba.39 yaşındayım. her iki bacağımda da varis var ancak sağ bacağımdaki daha kötü durumda ve ağrı yapıyor. varis çorabı giyiyorum. Çorap giydiğim zaman çok sorun olmuyor. ama bacaklarımın arka tarafında hiç hoş olmayan görüntüler var. Önceden özel bi hastanede ameliyat ol demişlerdi. Bana yardımcı olabilir misiniz?

    UZM. DR. RENGİN TÜRKGÜLER

    Varis çorabı sağlıklı damarlarımızı korumak adına normal yaşantımızda da giymemiz gereken bir tür dedavi yöntemidir.Kliniğimizde kesi tanı için Dr. Rengin hocamızın size ayakta Doppler US çekmesi gerekir. Daha sonra bir venöz haritalama oluşturuluyor. Sizin için uygun olan tedavi planı Skleroterapi ( Köpük Tedavisi) mi ? yoksa Endovenöz Lazer Ablasyon mu ? buna karar veriliyor. Skleroterapi (Köpük tedavisi) Genelde kılcal varislerde ve orta derece varislerde uygulanan bir tedavi yöntemidir. 1-2 senansa biter ama nadirde olsa 4-5 seans süren hastalarımızda oluyor. Bunun sebebi varislerin azlığına ya da çokluğuna bağlıdır. Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA) ; venöz yetmezlik,damar genişlemesi ve ameliyat olması gereken damarlarda uyguladığımız ikinci bir tedavi yöntemidir.Ameliyatsız tedavimiz bu EVLA sayesinde hastalarımızın sağlığına hemen kavuşmasını ve yaşamına olumlu devam etmesinde en büyük etkendir. Kesi yok, dikiş yok ve anestezi almadan tedavilerinize yürüyerek gelip gideceğiniz bu tedavi yöntemlerimizde tekrarlama, herhangi bir sorun yaşamadan varislerinizden kurtulmanız mümkündür. Fiyat Bilgisi ve Randevu için bize (0312)224 13 14 numaralı telefonumuzdan ulaşabilirsiniz.

SORU SOR
google
HASTA YORUMLARI

Hakkımda yazılan tüm yorumlar Google üzerinden alınmıştır. Tedavi sürecimle ilgili gerçek deneyimlere göz atmak isterseniz hastalarımın paylaştığı bu geri bildirimler size fikir verebilir.

google
Hakkımda Hakkımdaİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Uzm. Dr. Rengin TürkgülerUZM. DR. RENGİN TÜRKGÜLERGirişimsel Radyoloji Uzmanı
0532 385 3193
0532 385 3193